+44 7466580643
(WhatsApp ile ulaşabilirsiniz)
Ana SayfaBlogKabul ve Kararlılık Terapisi (ACT)
Zihnimizdeki Karanlık Fabrikalar
Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT)

Zihnimizdeki Karanlık Fabrikalar

3 dk okuma
21 görüntülenme
30 Aralık 2025
Prof Dr Ahmet KORKMAZ
Yazar:
Prof Dr Ahmet KORKMAZ

Zihindeki Üretimle Barışık Yaşamak...

Zihnin Karanlık Fabrikaları

Gözümüzden, retinadan gelen ve yalnızca elektrik sinyallerine çevrilmiş bir duysal bilgi, beynimizde “dünya”ya dönüşür. Ancak beynin kendisi aydınlık bir yer değildir. Orada ışık yoktur. Renk yoktur. Ses, tat, dokunma yoktur.

Beyin, kendi karanlığına gömülmüş, veri işleyen dev bir karanlık fabrikalar bütünüdür. Buradaki "karanlık" bir kötülük simgesi değil, dış dünyadan izole bir işlem merkezidir. Biz bu yazıda, o modüler dünyanın içindeki tek bir fabrikaya odaklanacağız. Çünkü hayatı en çok zorlaştıran üretim, genellikle oradan çıkar.

Eleştiren Zihin: Evrimsel Bir Üretim Bandı

Çin’de giderek yaygınlaşan “karanlık fabrikalar” vardır. Işıksızdırlar, insansızdırlar ve üretimleri asla durmaz. Otomasyonla çalışırlar; içeride kimse yoktur ama sistem kendi kendine işler.

Zihnimizdeki "eleştiren yapı" da buna benzer. Çoğu zaman fark edilmeden çalışır ve şu "ürünleri" banttan indirir:

  • “Yetersizsin.”

  • “Geç kaldın.”

  • “Zaten başaramayacaksın.”

Bu düşünceler rastgele değildir; hayatta kalmamızı sağlamak için tasarlanmış, en kötü senaryoyu öngören "güvenlik broşürleri" gibidir. Bu yüzden çoğu zaman "haklıymış gibi" görünürler.

En Yaygın Hata: Fabrikayı Kapatmaya Çalışmak

Çoğumuz aynı refleksi gösteririz: Bu fabrikayı kapatmaya çalışmak. Düşünceleri susturmak, bastırmak veya yok saymak... ACT ise burada durur ve şunu söyler: Bu gerçekçi değildir.

Eleştiren zihin bir bozukluk değil, evrimsel bir mirastır. Bir zamanlar bizi avcılardan koruyan bu mekanizma susturulamaz. Bastırıldığında daha güçlü geri döner. Kapatılan her fabrika, biraz ileride daha gürültülü biçimde yeniden kurulur.

Zihnimizde, biz uyurken bile çalışmaya devam eden bir “eleştiri fabrikası” vardır. Üretir… durmadan üretir. Ama her üretilen düşünce, kullanılmak zorunda değildir.

ACT’nin Temel Önerisi: Savaşma, Onayla

ACT’nin Temel Önerisi: Savaşma, Onayla

ACT, bu fabrikayla savaşmayı bırakmamızı önerir. Onunla pazarlık yapıp ikna etmeye çalışmak yerine, bir "varlık ateşkesi" imzalamayı teklif eder.

Onunla anlaşma yapmak, söylediklerine inanmak değil; orada bir fabrikanın çalıştığını ve ürün verdiğini kabul etmektir. Çünkü bir fabrikanın üretim yapıyor olması, o ürünleri kullanmak veya evin başköşesine koymak zorunda olduğumuz anlamına gelmez.

Ürün Var Diye Satın Almak Zorunda Değiliz

Zihnimizdeki fabrika her gün binlerce düşünce broşürü basar. Reklamını yapar, ürününü tanıtır... ACT’nin bakışı şudur:

Fabrikanın üretimine izin veririz, ancak ürettiklerini satın almak zorunda değiliz.

Zihnimizde bu düşüncelere yer açabiliriz, ama hayatımızda onlara iş vermeyebiliriz.

  • Düşünce bir "ürün" olarak gelir.

  • Durur, dolanır, zihinde görünür hale gelir.

  • Ve biz onu "satın almadığımızda", yani peşinden gitmediğimizde eskir, cazibesini kaybeder ve gider.

Her düşüncenin müşterisi olmak zorunda değiliz. Bu pasif bir kabulleniş değil, bilinçli bir mesafe alma hâlidir.

Zihinde Yer Açmak, Hayatta Yön Tutmak

Artık soru “Bu düşünce doğru mu?” değildir. Soru şudur: “Bu düşünce (broşür) masamda dururken, ben hangi değere doğru yürümek istiyorum?”

Eleştiren zihin üretim bandını durdurmayabilir. “Yapamazsın” diyebilir. Ama direksiyonu ona vermek zorunda değilsiniz. ACT, zihni susturmayı değil; zihni arka koltuğa almayı, direksiyonu ise değerlerinize teslim etmeyi öğretir.

Her düşüncenin müşterisi olmak zorunda değiliz.

Hayatın Başlaması İçin Zihnin Susması Gerekmez

Belki de bu serinin en önemli cümlesi şudur:

“Bu düşüncelerle birlikte yaşayabilirim… ve yine de yoluma devam edebilirim.”

ACT’nin önerisi, fabrikanın kapanması değil, sizin fabrikadan dışarı çıkıp temiz havada, kendi ışığınızda yürümenizdir. İyileşme; üretimi durdurmakla değil, o gürültünün içinden geçip kendi değerlerine göre eyleme geçmekle başlar.

Zihnimizdeki "eleştiri fabrikası"nın üretimini durdurmak pek olası değildir. Bu bize evrimsel bir mirastır ve hayatta kalma ile ilgilidir; onun görevi üretmektir... Ancak her ürettiğini satın almak ve kullanmak zorunda değiliz.


Küçük Bir Pratik: Bugün zihniniz size o eski "yetersizlik" broşürlerinden birini uzattığında, ona sadece şunu söyleyin: "Bu üretimi yaptığın için teşekkürler zihin, seni duydum; ama şu an değer verdiğim bu işi yapmaya devam ediyorum."

Kabul ve Kararlılık TerapisiDuygu, Düşünce, DavranışRuminasyonEvrimsel Miras

Profesyonel Destek Alın

Uzman terapistlerimizle online görüşme başlatın